Makalelere dön
Evlilik ve Aile

Yardım! Çocuğumun Zor Sorularına Nasıl Cevap Vereceğimi Bilmiyorum

Rebecca McLaughlin
30.09.2026
Yardım! Çocuğumun Zor Sorularına Nasıl Cevap Vereceğimi Bilmiyorum

Sorular Birer Fırsattır

Geçen ay 10 yaşındaki kızımı ağlarken buldum. Okuldan bir arkadaşıyla yaptığı bir projede transgender kimlik konusu gündeme gelmişti. Kızım, Hristiyan olduğu için Tanrı’nın her birimizi yarattığına ve bizi kadın ya da erkek olarak yarattığına inandığını açıklamıştı. Bu nedenle, biyolojik cinsiyetimizle uyumlu hissetmesek bile Tanrı’nın sahip olduğumuz bedeni bize bir amaçla verdiğini bilebileceğimizi söylemişti. Arkadaşı ise artık onunla arkadaş olmak istemediğini söyledi.

Bugün çocuk yetiştiren birçok kişi, gençliğinde ahlaki açıdan daha güçlü bir konumda olduğunu hissederek büyüdü. Eşim Oklahoma’da büyüdü. Kiliseye gitmeyen insanlar bile onun kiliseye gitmesine saygı gösteriyordu. Çocuklarımız ise bunun tam tersi bir dünyada yaşıyor. Özellikle cinsiyet ve cinsellik söz konusu olduğunda, Hristiyan inançları artık yalnızca yanlış değil, doğrudan ahlaksız olarak görülüyor.

Bu değişim insanın dengesini bozabilir. Ancak günümüzde karşılaştığımız kültürel zorlukları yalnızca çocuklarımızın önündeki engeller olarak görmek yerine, bunların bize üç önemli fırsat sunduğuna giderek daha fazla inanıyorum:

Birincisi, sevdiğimiz çocuklarla birlikte öğrenmek.

İkincisi, onları en başından itibaren Kutsal Kitap’la yoğurmak.

Üçüncüsü, İsa Mesih’i izlemenin bir bedeli olduğunu anlamalarına yardımcı olmak.

1. Birlikte Öğrenin

Her gece yatmadan önce kısa ve oldukça sade bir aile Kutsal Kitap zamanımız oluyor. Ben piyanoyu pek de iyi olmayan bir şekilde çalarken büyük çocuklarımız şarkılara eşlik ediyor, iki yaşındaki çocuğumuz ise kendini bulduğu her yerden aşağı atmaya çalışıyor. Ardından Kutsal Kitap’tan bir bölüm okuyor, birkaç soru soruyor ve dua ediyoruz.

Şu anda Yaratılış kitabını okuyoruz. Yaratılış’ı daha önce birçok kez okudum. Buna rağmen çocuklarım sık sık daha önce hiç düşünmediğim sorular soruyor. Bazen onlara, “Bilmiyorum,” demem gerekiyor. Bir yanım bundan hoşlanmıyor. Cevabı hemen o anda verebilmeyi tercih ederdim. Ancak bunun üzerinde düşündükçe bu anlar için daha çok şükrediyorum; çünkü bize birlikte öğrenme fırsatı veriyorlar. Tıpkı onlara kötü davrandığımda özür dilemek ve bağışlanmalarını istemek zorunda kaldığım anların, benim de onlar gibi günahkâr olduğumu görmeleri için bir fırsat olması gibi, “Bilmiyorum, gel bunu birlikte araştıralım,” dediğim anlar da benim hâlâ öğrenmekte olduğumu görmeleri için bir fırsattır.

Bilmediğimiz bir şeyi bilmediğimizi kabul etmek, bildiğimiz şeylerin güvenilirliğini ortadan kaldırmaz. Tam tersine, çocuklarımız çok geçmeden Kutsal Kitap hakkında her şeyi bilmediğimizi zaten fark edecekler. Eğer her şeyi biliyormuşuz gibi davranmaya çalışırsak bu kez her zaman rol yapıp yapmadığımızı sorgulamaya başlayabilirler.

Bazen cevabı bilmememin nedeni, aslında hiç kimsenin cevabı tam olarak bilmiyor olmasıdır. Eyüp kitabı, Kutsal Kitap’ta biz sınırlı yaratıkların her şeyi bilmek üzere yaratılmadığımızı öğreten birçok bölümden biridir. Çoğu zaman çocuklarımın sordukları soruların cevabını ben bilmiyorumdur ama başka biri biliyordur. Araştırdığımızda genellikle Kutsal Kitap’a bağlı kardeşlerimizin bu konular üzerinde ciddi biçimde çalıştıklarını görürüz. Bir kitap ya da makale okuyup daha sonra çocuklarımıza dönebiliriz. Ya da metni çocuklarımızla birlikte okuyabiliriz.

Her iki durumda da birlikte öğreniyoruz.

2. Onları Kutsal Kitap’la Yoğurun

Bazı Hristiyan anne babalar için çocuklarının okulda cinsellik hakkında duyabilecekleri şeylerin oluşturduğu dış baskı, istenmeyen bir müdahale gibi gelir. Bu baskı, onları aslında daha sonraya bırakmak istedikleri bazı konuşmaları erkenden yapmaya zorlar. Ancak Kutsal Kitap’ı ne kadar çok okursam bu konuşmaları erken yaşta ve sık sık yapmamız gerektiğine o kadar çok ikna oluyorum. Aslında çocuklarınızla Kutsal Kitap’ın büyük bir bölümünü okurken cinsellik hakkında hiç konuşmamak oldukça zordur. Altı yaşındaki çocuğunuzdan en çok duymak istediğiniz soru belki “Fahişe ne demek?” değildir. Ama Kutsal Kitap’ı onunla birlikte okuyorsanız bu soru er ya da geç gelecektir!

Çocuklarımızla birlikte Kutsal Kitap’ı okuduğumuzda, evliliğin çok önemli bir benzetme olduğunu da görürüz. Eski Antlaşma’da evlilik, Tanrı’nın halkına olan sevgisinin bir resmi olarak kullanılır. Yeni Antlaşma’da ise Mesih ile kilisesi arasındaki ilişkinin bir resmi hâline gelir. Tanrı bize Baba olarak açıklanırken, İsa Mesih de bizi bir damat gibi karşılar. Bu gerçek, Tanrı’nın cinsellik için tasarımının merkezinde yer alır. Evliliğin özel ve yaşam boyu süren bir bağlılık olmasının nedeni budur. Evliliğin kadın ile erkek arasında olmasının nedeni de budur; çünkü İsa Mesih ve kilise, evliliğin işaret ettiği büyük anlatıda birbirinden farklı roller üstlenir. Hatta Tanrı’nın bizi cinsiyetsiz biçimde üreyen varlıklar olarak yaratmak yerine kadın ve erkek olarak yaratmasının temel nedenlerinden biri de budur. Çocuklarımız farklı bir cinsel ahlak anlayışıyla karşılaşmadan önce bu teolojik temelin yerleşmiş olması gerekir. Ayrıca çocuklarımızın kültürümüzde gerçekten Kutsal Kitap’tan kaynaklanan değerlerle, Kutsal Kitap’ın öğretisine karşı olan düşünceler arasındaki farkı anlayabilmeleri için onları Kutsal Kitap’la yoğurmamız gerekir.

Geçen hafta 8 yaşındaki kızım bana öğretmeninin sınıfta siyahilerin yaşamlarının değerli olduğundan söz ettiğini, ardından da “birdenbire insanların isterlerse kız mı erkek mi olmak istediklerine kendilerinin karar verebileceğini söylemeye başladığını” anlattı. Kutsal Kitap’ı birlikte okuduğumuz için kızım, siyahilerin yaşamlarının değerini savunmakla transgender kimliklerini doğrulamanın aynı temelden gelmediğini biliyor. Hristiyanlığın en başından beri çok ırklı, çok kültürlü ve çok etnikli bir iman olduğunu biliyor. Elçilerin İşleri kitabında ilk siyahi Hristiyanlardan biriyle karşılaşıyoruz; örneğin Elçilerin İşleri 8:26–40 bölümündeki Etiyopyalı hadım. Ayrıca ırksal, etnik ve ulusal farklılıkların ötesinde birbirini sevme çağrısının doğrudan İsa Mesih’ten geldiğini de biliyor; örneğin Luka 10:25–37 bölümündeki İyi Samiriyeli benzetmesinde olduğu gibi.

Çocuklarımız öğretmenlerinden ve arkadaşlarından bu konuları duymadan önce onları Kutsal Kitap’la yoğurmamız gerekir; yalnızca sonrasında değil. Üstelik bu, üzülmemiz gereken bir gerçeklik değildir. Tam tersine, onların Kurtarıcılarını daha yakından tanımaları için bir fırsattır.

3. Bedeli Hesaba Katın

10 yaşındaki kızımı yakın arkadaşı tarafından reddedildiği için ağlarken bulduğumda bir anne olarak yüreğim sızladı. Yaptığım ilk şey ona sarılmak oldu. Hepimiz çocuklarımızı korumak isteriz. Bu doğal ve doğru bir içgüdüdür. Ancak kızımın arkadaşıyla yaşadığı konuşma ne kadar zor olsa da bunu tecrübe etmiş olmasına sevindim.

Eşim 1980’ler ve 90’larda Amerika’nın “Bible Belt” olarak anılan, Hristiyanlığın kültürel olarak güçlü olduğu bölgesinde büyüdüğü için Hristiyan olmanın bedelini pek hesaba katmak zorunda kalmadı. Üniversiteden sonra İngiltere’ye taşınana kadar çevresindeki kültürle inancı arasında ciddi bir uyumsuzluk yaşamamıştı. Ancak kısa süre içinde, Hristiyan olmanın “havalı” görülmediği bir dünyada yaşamanın bazı faydalarını fark etti. Pazar günü kilisede etrafına baktığında oradaki herkesin bir bedel ödemeyi göze almış olduğunu biliyordu. Ben de küçük şekillerde de olsa çocuklarımın bunu öğrenmesini istiyorum. Bir anne ya da baba olarak görevim, onları gelecekte bir gün “gerçek” bir Mesih öğrencisi olacakları zamana hazırlamak değildir. Görevim, bugün öğrencilik yolunda onlarla birlikte yürümektir.

İsa Mesih de kendisini izlemenin bir bedeli olduğunu açıkça söyler (bkz. Luka 15:25–32).

Bütün yetersizliklerimize rağmen çocuklarımızla birlikte öğrenebilir, onları Kutsal Kitap’la yoğurabilir ve öğrenciliğin bedelini hesaba katmayı öğrenmelerine yardım edebiliriz.

Arkadaşının sözlerine karşılık kızım, onun duygularını incittiği için üzgün olduğunu söylemiş ve çevresinde kendisini transgender olarak tanımlayan yakın biri olup olmadığını nazikçe sormuştu. Ayrıca Hristiyan olduğu için neden Tanrı’nın bizi bir amaçla kadın ya da erkek olarak yarattığına ve bizi olduğumuz hâlimizle sevdiğine inandığını daha ayrıntılı biçimde açıklamıştı. Alçakgönüllü, açık ve sevgi dolu cevabıyla gurur duydum. Petrus bize şöyle öğüt verir:

“Mesih'i Rab olarak yüreklerinizde kutsayın. İçinizdeki umudun nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olun.” (1. Petrus 3:15)

Kızımın tam da bunu yaptığını düşündüm. Neyse ki arkadaşı daha sonra fikrini değiştirdi ve yeniden arkadaş olmayı kabul etti.

Kızıma onunla gurur duyduğumu söyledim. Ayrıca bunun muhtemelen imanının onu arkadaşlarından ve sınıf arkadaşlarından farklı bir konuma düşüreceği birçok durumun ilki olacağını da anlattım. Bununla birlikte, arkadaşlarım inandığım şeyler yüzünden beni reddettiğinde benim için de bunun zor olduğunu söyledim. Ben bütün cevaplara sahip değilim. Sen de değilsin. Ancak bütün yetersizliklerimize rağmen çocuklarımızla birlikte öğrenebilir, onları Kutsal Kitap’la yoğurabilir ve öğrenciliğin bedelini hesaba katmayı öğrenmelerine yardım edebiliriz. Onlarla birlikte yürürken, karşılaştıkları zorlukların onların öğrenciliğine olduğu kadar bizim öğrenciliğimize de katkıda bulunduğunu fark edebiliriz.


3075

Rebecca McLaughlin (Cambridge Üniversitesi Doktora derecesi), Christianity Today tarafından 2020 Yılının En Güzel Ortodoks Kitabı seçilen "Hristiyanlıkla Yüzleşmek" kitabının yazarıdır. Daha sonraki çalışmaları arasında "Her Gencin Hristiyanlık Hakkında Sorması (ve Cevaplaması) Gereken 10 Soru", "Seküler İnanç Bildirgesi" ve "Kadınların Gözünden İsa Mesih" yer almaktadır. Rebecca, "Hristiyanlıkla Yüzleşmek" podcastinin sunucusudur.


Bu makale, Crossway tarafından yayınlanan orijinal İngilizce makaleden izin alınarak çevrilmiştir.

Makalenin orijinali için buraya tıklayınız.