İsa Mesih’in Param Hakkında Söylediği En Zor Şey

Zengin Adam ve Lazar
Ailem sürekli The Good Place dizisini övüyordu ama benim pek ilgimi çekmiyordu. Ölümden sonraki yaşamı konu alan bir komedi mi? Bana göre şaka yapmak için fazlasıyla ciddi bir konuydu. Sonunda dayanamayıp izlemeye başladığımda neden bu kadar sevdiklerini anladım. Gerçekten çok komik. Ama aynı zamanda birçok insanın cennet ve cehennem hakkında nasıl düşündüğüne ilişkin oldukça derin gerçekleri de ele alıyor.
Dizinin açılış sahnesinde ana karakter Eleanor’a öldüğü, ancak endişelenecek bir şey olmadığı söyleniyor. Çünkü artık “İyi Yer”dedir. Fakat olaylar ilerledikçe Eleanor yanlışlıkla buraya gönderildiğini fark eder. “İyi Yer”deki diğer insanlar olağanüstü derecede iyidir. Oysa kendisinin aslında pek de iyi biri olmadığını biliyordur ve gerçeğin ortaya çıkmasının yalnızca an meselesi olduğunu düşünür.
Müjdeleri baştan sona okuduğunuzda, İsa Mesih para hakkında konuşmaya başladığında siz de biraz Eleanor gibi hissedebilirsiniz. Belki Mesih’in zengin genç adama sahip olduğu her şeyi yoksullara vermesini ve ardından kendisini izlemesini söylediği yerde içinizde bir huzursuzluk hissettiniz. Ama İsa Mesih bununla kalmaz.
“Ne mutlu size, ey yoksullar! Çünkü Tanrı’nın Egemenliği sizindir.” (Luka 6:20)
Ardından da şöyle der: “Ama vay halinize, ey zenginler, çünkü tesellinizi almış bulunuyorsunuz!” (Luka 6:24)
İsa Mesih’in ünlü sözlerinden biri de şudur: “Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği’ne girmesinden daha kolaydır.” (Matta 19:24; Markos 10:25; Luka 18:25)
Bunun gibi daha birçok örnek verilebilir. Ancak benim kişisel olarak okumakta en çok zorlandığım sözler, Mesih’in anlattığı bir benzetmede geçer.
İsa Mesih şöyle başlar:
“Zengin bir adam vardı. Mor, ince keten giysiler giyer, bolluk içinde her gün eğlenirdi. Her tarafı yara içinde olan Lazar adında yoksul bir adam bu zenginin kapısının önüne bırakılırdı; zenginin sofrasından düşen kırıntılarla karnını doyurmaya can atardı. Bir yandan da köpekler gelip onun yaralarını yalardı.” (Luka 16:19–21)
Zengin ile yoksul arasındaki karşıtlık acı verici derecede açıktır. Eski Antlaşma yasasına göre zengin adamın Lazar’la ilgilenmesi gerekirdi. Ama adam onunla ilgilenmez. Lazar’ın adı “Tanrı yardım eder” anlamına gelir ve İsa Mesih bize bunu şöyle açıklar, “Bir gün yoksul adam öldü, melekler onu alıp İbrahim’in yanına götürdüler.” (Luka 16:22) Lazar ölümden sonraki yaşamda en ayrıcalıklı yerlerden birine ulaşmıştır. Buraya kadar her şey iyi. Muhtemelen hepimiz yoksul ve acı çeken insanların daha iyi bir yere gitmesi düşüncesini severiz.
Ama sonra sarsıcı bölüm gelir:
“Sonra zengin adam da öldü ve gömüldü. Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahim’i ve onun yanında Lazar’ı gördü. ‘Ey babamız İbrahim, acı bana!’ diye seslendi. ‘Lazar’ı gönder de parmağının ucunu suya batırıp dilimi serinletsin. Bu alevlerin içinde azap çekiyorum.’” (Luka 16:22–24)
Burada İsa Mesih bize son derece ürkütücü bir cehennem tasviri sunar. İbrahim şöyle cevap verir:
“İbrahim, ‘Oğlum’ dedi, ‘Yaşamın boyunca senin iyilik payını, Lazar’ın da kötülük payını aldığını unutma. Şimdiyse o burada teselli ediliyor, sen de azap çekiyorsun. Üstelik, aramıza öyle bir uçurum kondu ki, ne buradan size gelmek isteyenler gelebilir, ne de oradan kimse bize gelebilir.’” (Luka 16:25–26)
Kendisi için artık umut kalmadığını anlayan zengin adam şöyle der:
“Zengin adam şöyle dedi: ‘Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazar’ı babamın evine gönder. Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.’” (Luka 16:27–28)
Ama İbrahim, “Onlarda Musa’nın ve peygamberlerin sözleri var, onları dinlesinler” diye cevap verir (Luka 16:29).
İbrani Kutsal Yazıları yoksullarla ilgilenme çağrılarıyla ve bunu yapmayanlara yönelik Tanrı’nın yargısı hakkındaki uyarılarla doludur. Zengin adam da kardeşleri de bilmeleri gereken her şeye zaten sahipti. Ama zengin adam itiraz eder: “Hayır, İbrahim baba, dinlemezler! Ancak ölüler arasından biri onlara giderse, tövbe ederler.” (Luka 16:30)
İbrahim’in cevabı ise kulaklarımızda yankılanmak üzere söylenmiş gibidir:
“Eğer Musa ile peygamberleri dinlemezlerse, ölüler arasından biri dirilse bile ikna olmazlar.” (Luka 16:31)
Belki malikânelerde yaşamıyoruz. Belki kapımızın önünde ölmek üzere olan dilenciler de yok. Ama İsa Mesih’in dönemindeki en zengin insan bile bugün sahip olduğumuz rahatlıklar karşısında şaşkına dönerdi: Giysilerimiz, yiyeceklerimiz, ulaşabildiğimiz sağlık hizmetleri, bir yerden başka bir yere ne kadar kolay gidebildiğimiz… Büyük olasılıkla bu yazıyı okuyabiliyorsanız, zenginsiniz. Arkadaş çevrenizdeki en zengin kişi olduğunuzu söylemiyorum. Ama muhtemelen başınızı sokacak bir eviniz, sofranızda yiyecek, büyük ihtimalle bir üniversite eğitiminiz, belki de bir arabanız var. İstediğiniz kadar paranız olmayabilir. Ama bugünün küresel ölçütlerine göre bile büyük ihtimalle zenginsiniz. Dünya nüfusunun neredeyse yarısı günde 5,50 dolardan daha az bir gelirle yaşıyor.
İsa Mesih’in sözlerine göre, yoksulluğu başkasının sorunuymuş gibi görürsek kendimizi o zengin adamın korkunç durumunda bulabiliriz. Zengin adam, İbrani Kutsal Yazıları’nın yoksullarla ilgilenme çağrısını dinlemedi. Ama biz, ölümden dirilmiş bir adamın sözlerini dinlememiş olacağız.
Koyunlar ve Keçiler
Bir başka ünlü anlatısında Mesih, evrensel Kral olarak yeryüzüne döneceği günü tasvir eder. Ulusları iki gruba ayıracağını söyler; bir kısmını sağına, diğer kısmını soluna. “Ulusların hepsi O’nun önünde toplanacak, O da koyunları keçilerden ayıran bir çoban gibi, insanları birbirinden ayıracak.” (Matta 25:32)
Sağındaki koyunlara şöyle diyecektir:
“O zaman Kral, sağındaki kişilere, ‘Sizler, Babam’ın kutsadıkları, gelin!’ diyecek. ‘Dünya kurulduğundan beri sizin için hazırlanmış olan egemenliği miras alın! Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız. Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.’” (Matta 25:34–36)
Koyunlar bunları ne zaman yaptıklarını sorduklarında Mesih şöyle cevap verir:
“Kral da onları şöyle yanıtlayacak: ‘Size doğrusunu söyleyeyim, bu en basit kardeşlerimden biri için yaptığınızı, benim için yapmış oldunuz.’” (Matta 25:40)
Burada İsa Mesih’in yoksulluk içinde yaşayan, hasta olan ya da hapiste bulunan Hristiyanlara duyduğu ilgiyi görüyoruz. Onlara nasıl davrandığımız, İsa Mesih’e nasıl davrandığımızı gösterir.
Bu noktada kendimizi yine biraz Eleanor gibi hissedebiliriz. Eleanor “İyi Yer”i hak ettiğini düşünmez. Ama “Kötü Yer”i de hak ettiğini düşünmez. “Ben orta karar bir insandım,” der. “Sonsuzluğu orta karar bir yerde geçirmeliyim. Mesela Cincinnati’de.” Ama Mesih’in “orta karar” bir yeri yoktur. Solundakilere dönerek şöyle der:
“Sonra solundakilere şöyle diyecek: ‘Ey lanetliler, çekilin önümden! İblis’le melekleri için hazırlanmış sönmez ateşe gidin! Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek vermediniz; susamıştım, bana içecek vermediniz; yabancıydım, beni içeri almadınız; çıplaktım, beni giydirmediniz; hastaydım, zindandaydım, benimle ilgilenmediniz.’” (Matta 25:41–43)
Mesih’in öğretisi, Eski Antlaşma’da zaten güçlü biçimde bulunan yoksullara ve toplumun dışına itilmiş kişilere yönelik ilgiyi daha da vurguladı. O’nun oluşturduğu dalgalar bugün hâlâ ahlaki dünyamızın kıyılarına vuruyor.
Rebecca McLaughlin (Cambridge Üniversitesi Doktora derecesi), Christianity Today tarafından 2020 Yılının En Güzel Ortodoks Kitabı seçilen "Hristiyanlıkla Yüzleşmek" kitabının yazarıdır. Daha sonraki çalışmaları arasında "Her Gencin Hristiyanlık Hakkında Sorması (ve Cevaplaması) Gereken 10 Soru", "Seküler İnanç Bildirgesi" ve "Kadınların Gözünden İsa Mesih" yer almaktadır. Rebecca, "Hristiyanlıkla Yüzleşmek" podcastinin sunucusudur.
Bu makale, Crossway tarafından yayınlanan orijinal İngilizce makaleden izin alınarak çevrilmiştir.
Makalenin orijinali için buraya tıklayınız.

Rebecca McLaughlin (Cambridge Üniversitesi Doktora derecesi), Christianity Today tarafından 2020 Yılının En Güzel Ortodoks Kitabı seçilen "Hristiyanlıkla Yüzleşmek" kitabının yazarıdır. Daha sonraki çalışmaları arasında "Her Gencin Hristiyanlık Hakkında Sorması (ve Cevaplaması) Gereken 10 Soru", "Seküler İnanç Bildirgesi" ve "Kadınların Gözünden İsa Mesih" yer almaktadır. Rebecca, "Hristiyanlıkla Yüzleşmek" podcastinin sunucusudur.
Bu makale, Crossway tarafından yayınlanan orijinal İngilizce makaleden izin alınarak çevrilmiştir.
Makalenin orijinali için buraya tıklayınız.

