Baba ile Yakınlığın 3 Ayrıcalığı

1. Bir çocuğun babasıyla konuştuğu gibi Tanrı’yla konuşabiliriz.
“Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlu'nun “Abba! Baba!” diye seslenen Ruhu'nu yüreklerinize gönderdi.” (Galatyalılar 4:6). Kutsal Ruh, Tanrı’ya “Babamız” diye hitap etmemiz için bize cesaret verir. Çocuk evlatlık edinmiş birçok arkadaşımız var. Evlat edinilen çocuğun onlara ilk kez “Anne” veya “Baba” dediği an her zaman çok özeldir. Tanrı sonsuzdur, kutsaldır, görkemlidir. O, meleklerin bile önünde yüzlerini kapattığı, her şeyi yakıp yok eden bir ateştir. Her şeyi O yaratmıştır ve her şey O’nun denetimindedir. O’na “Baba” dediğinizi hayal edebiliyor musunuz? Bu nasıl mümkün olabilir? Bir an durup düşünürseniz, herhangi birimizin Tanrı’ya “Baba” diyebilmesinin ne kadar muazzam bir mucize olduğunu anlarsınız. Ancak her dua ettiğimizde, Oğul’un Ruhu aracılığıyla bunu yaparız. John Calvin bu durumu şöyle ifade eder:
“Herhangi biri hangi cesaretle Tanrı’ya ‘Baba’ diye hitap edebilir? Mesih’te lütuf çocukları olarak evlat edinilmeseydik, Tanrı’nın oğlu olma onurunu kendisi için talep etme cüretini kim gösterebilirdi? Ancak yüreklerimizin darlığı Tanrı’nın sınırsız lütfunu kavrayamadığı için, Mesih sadece evlatlığımızın teminatı ve garantisi olmakla kalmaz; aynı zamanda bu evlatlığın tanığı olarak Kutsal Ruh’u harekete geçirir. O’nun aracılığıyla özgür ve gür bir sesle ‘Abba, Baba!’ diye haykırabiliriz.”
Ruh bize Tanrı’nın Babamız olduğunu ve Babamızın, çocuklarının başına gelenleri önemsediğini fısıldadığı için Tanrı’ya yakarırız.
İlk kez “Anne” ve “Baba” diyen o evlatlık çocukları düşünün. Bu onlara neler hissettiriyor olmalı? Belki de başlangıçta bunu çekinerek yaparlar; bu yeni ilişkide yollarını bulmaya çalışıyorlardı. Yeni Hristiyanlar için de durum böyledir; bu yeni ilişkide adımlarını yeni yeni atmaya başlarlar. Ama bir de bunun anne babalar için ne ifade ettiğini düşünün. Bu, sevinç dolu bir andır. Çocuklarının artık kendilerini gerçekten o ailenin çocuğu gibi hissetmeye başladıklarının bir işaretidir; büyük bir mutluluk anıdır. Siz O’na “Baba” dediğiniz her an Tanrı da böyle hisseder. Unutmayın, Tanrı bizi evlat edinmeyi “kendi isteği ve iyi niyeti uyarınca” planladı (Efesliler 1:5).
2. Tanrı hakkında, bir çocuğun babası hakkında düşündüğü gibi düşünebiliriz.
“Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız (çocuksunuz)” (Galatyalılar 4:7). Köleler her zaman kendilerine söyleneni yapıp yapmadıkları ya da doğru şeyi yapıp yapmadıkları konusunda endişelenirler. Efendilerinin hoşnutsuzluğundan korkarlar; çünkü her zaman cezalandırılma veya işten kovulma ihtimalleri vardır. Çocukların ise asla “kovulma” korkusu yoktur. Bazen terbiye edilebilirler, ama her iyi ebeveyn gibi Tanrı da bunu onların iyiliği için yapar. Tanrı, ebeveynlerin en iyisidir. Ve bizim kovulma korkumuz asla yoktur. Tanrı’nın çocuğu olmaktan çıkamazsınız; siz geçici olarak bakılan bir çocuk değil, ömür boyu evlat edinilmiş birisiniz ve sizin için yaşam sonsuzdur!
“Abba, Baba!” yakarışı sadece derin yakınlık anları için değildir. Aslında bu, bir çocuğun ihtiyaç anındaki feryadıdır. Hayatımdaki en büyük sevinçlerden biri, birçok çocukla iyi arkadaş olmamdır. Charis beni gördüğünde her zaman “Tim!” diye bağırır. Tayden, Where’s Wally? kitabını onunla tekrar okumamı ister. Tyler, onu omzuma alıp döndürmemi ister. Josie, peltek sesiyle aklından geçen her şeyi bir kerede anlatmak ister. Hepsi yanlarında olmamdan zevk alır. Ancak şunu fark ettim: Onlardan biri düştüğünde veya bir yeri incindiğinde, ebeveynlik içgüdüm devreye girer ve yardıma koşarım. Ama o anlarda istedikleri kişi ben değilimdir. Beni geçip anne ya da babalarını ararlar. “Baba!” diye bağırırlar; “Tim” o an onlara yetmez. İşte “Abba, Baba” budur. İhtiyaç duyduğumuzda Tanrı’ya feryat ederiz, çünkü Ruh bize Tanrı’nın Babamız olduğunu ve Babamızın, çocuklarının başına gelenleri önemsediğini garantiler.
3. Bir çocuğun babasına güvendiği gibi Tanrı’ya güvenebiliriz.
“Oğullar olduğunuz için de Tanrı sizi aynı zamanda mirasçı yaptı.” (Galatyalılar 4:7). Pavlus “oğulluk/evlatlık” kavramından bahsederken cinsiyet ayrımı yapmaz; aksine tam tersini kasteder. Roma dünyasında sadece erkek çocuklar miras alabiliyordu. Bu yüzden Pavlus “biz” (erkek ve kadın, 3:28) “oğullarız” (mirasçılarız) dediğinde, Tanrı’nın ailesinde hem erkeklerin hem de kadınların miras aldığını söylemektedir. Herkes dahildir. Ve miras aldığımız şey, Tanrı’nın o görkemli yeni dünyasıdır. Ama bundan da öte, Tanrı’nın Kendisini miras alırız. Bu hayatın tüm belirsizlikleri içinde O’na güvenebiliriz. Bizi eve ulaştıracaktır ve evimiz O’nun görkemidir.
Ney sonsuz Baba’nın sonsuz sevgisini ve sevincini sonsuz Oğul ile paylaşmaktan daha iyi olabilir? Hayatta arzulayabileceğiniz en büyük hayallerinizi ve umutlarınızı düşünün. Sonra onları yüzle çarpın. Olimpiyat madalyası kazanmayı veya Dünya Kupası’nı kaldırmayı hayal edin. Bir milyarder olmayı ve Karayip adalarına sahip olmayı düşünün. Aşk hayatınızın en dokunaklı romantik film gibi geçtiğini hayal edin. Tüm bunlar güzel olurdu; ama hiçbiri Tanrı’dan zevk almak kadar iyi değildir.
Ya da tam tersini yapalım. En kötü korkularınızı ve kabuslarınızı düşünün: Bir sevdiğinizi kaybetmek, asla evlenecek birini bulamamak, sağlığınızı yitirmek, çocuk sahibi olamamak... Kötü, değil mi? Ama Pavlus şöyle der: “Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.” (Romalılar 8:18). İsa Mesih’in “Abba, Baba” dediği tek an, çarmıhın eşiğinde kan ter içinde kaldığı Getsemani Bahçesi’dir. Acınızın altında ezildiğinizi hissettiğinizde bile, Tanrı hâlâ sizin “Abba’nız”, “Babanız”dır.
Sevinç nereden gelir? Tanrı’nın çocukları olmaktan gelir. Tanrı’dan nasıl zevk alabiliriz? O’nun çocukları olarak yaşayarak. Tanrı’yı nasıl hoşnut edebiliriz? O’nun bizi, Öz Oğul’unu sevdiği gibi sevdiğine inanarak.

Tim Chester (Galler Üniversitesi Doktora) Crosslands'te teolojik çalışmalar direktörü ve manevi gelişim öğretim görevlisidir. 25 yılı aşkın süredir pastoral hizmette bulunmuş olup, aralarında A Meal with Jesus; Reforming Joy ve Michael Reeves ile birlikte yazdığı Why the Reformation Still Matters gibi kırktan fazla kitabın yazarı veya ortak yazarıdır.
Bu makale, Crossway tarafından yayınlanan orijinal İngilizce makaleden izin alınarak çevrilmiştir.
Makalenin orijinali için buraya tıklayınız.

